Alışmak ya da Alışamamak: İşte Bütün Mesela Bu

Alışmak ya da Alışamamak: İşte Bütün Mesela Bu
Photo by Neil Thomas / Unsplash

Geçen gün LeadDev'de bir haber okudum. İçerisinde bir video var. Bir developer, 20 yıllık, AI'ı tamamen bırakıyor. Kariyerini, zanaatını, hobisini kaybetmiş gibi hissediyor diyor. Makale benzer şeyi düşünen başka developer'lardan da bahsediyor.

Okudum, düşündüm, biraz da rahatsız oldum.

Çünkü ben AI'ı her gün kullanıyorum. Prompt yazıyorum, cevabı kontrol ediyorum, beğenmezsem tekrar yazıyorum, iyiyse onaylıyorum. Bunu uzun bir süredir aynı şekilde yapıyorum, aslında benim için değişen çok bir şey yok, sadece klavyenin başında yalnız değilim artık.

O video'daki adam, "kodun içinde kaybolduğum o an, o ritim, bana huzur veriyordu" diyor. Anlıyorum. Ben de o ritmi biliyorum. Yıllardır Rails yazıyorum, o akışın tadını unutmadım.

Ama bir şeyi kabul etmem lazım: o akış artık eskisi kadar sık gelmiyor bana. Ve bunun sebebi AI değil.

Zanaat değişti, ben değişmedim

Assembly'den yüksek seviye dillere geçenler de aynı şeyi söylemiş herhalde. "Artık kimse gerçek programlama yapmıyor." Framework'ler çıkınca da aynı laf dönmüş. Her seferinde biri "eski güzel günler" demiş, biri de "yeni araç bu, alış" demiş.

Ben ikinci taraftayım. Ama körü körüne değil.

Agent'ı çalıştırıp her dediğini kabul eden bir şey yapmıyorum. Onu yapsam, evet, o zaman zanaat gerçekten ölür, çünkü kontrol etme kısmını da devrederim. Benim yıllarca çalışıp kazandığım deneyimim tam olarak orada devreye giriyor, AI'ın önerdiği gereksiz gem'i, yanlış query pattern'i, abartılı abstraction'ı yakaladığım yerde. Junior biri aynı şeyi yapsa muhtemelen atlar, çünkü neye bakması gerektiğini bilmiyor.

Yani deneyimim işe yaramaz olmadı. Tam tersi, daha değerli hale geldi. Sadece nerede kullanıldığı değişti.

Etik kısmı ciddiye alıyorum

Videodaki adamların bir kısmı etik sebeplerle uzak duruyor, training data'nın izinsiz alınmış olması, veri merkezlerinin çevre maliyeti. Bunlar boş laflar değil, gerçek sorunlar.

Ama ben bunu "AI kötü" diye okumuyorum. "Bunu böyle üretmek ve dağıtmak kötü" diye okuyorum. Araç ile onu üreten şirketin kararları aynı şey değil. Bıçağı suçlamıyoruz, bıçağı kimin nasıl kullandığını konuşuyoruz.

Peki ne değişiyor gerçekten?

Kod yazmak ucuzlaştıkça, neyin yazılması gerektiğini bilmek pahalılaşıyor. Ürünü projelendirmek, müşteriyi anlamak, doğru problemi tarif etmek. Bunlar zaten senior'ların yapması gereken alanlardı, ben tech lead yönünde ilerlerken bunu zaten hissediyordum. Şimdi daha da acil hale geldi.

Aracı reddetmek, bana kalırsa, bu çağda biraz geri kafalılık. Elimde epey iyi bir alet var. Onu kullanmamak bir erdem değil, sadece bir tercih. Saygı duyarım ama katılmam.

Zanaatın şekli değişiyor. Bunda çok kötü bir şey yok. Sadece alışmak lazım, tıpkı her seferinde olduğu gibi.

Bu konuyla alakalı iki tane daha yazım var bakmak istersen;