Böyle Hayatta Kalıyorum

Böyle Hayatta Kalıyorum
Ankara Kale içi, eşimin ellerinden ❤️

Bu platform'da yazmaya başlayalı bir yıl oldu. Bunu Synaps Media senelik ödemem geldiği için biliyorum. Ghost platformuna aslında çok aşina değildim. Denemelerim olmuştu ama "hadi bakalım" hiç diyemedim. Synaps Media sayesinde rahat bir geçişle "tamam, şimdi başlıyorum" dedim ve zaten ilk yazımı da öyle yazdım.

Bu yeni bir maceraydı benim için çünkü öncekiler hep bir şekilde bitti. Başlarken hep İngilizce yazacağım dedim ve bir süre de öyle gitti ama sonra işler değişti. Kendimi İngilizcede pek ifade edemez oldum. Teknik konularda belki rahattım ama başka konularda böyle şeyler yarım kalıyordu. Ben kendimi ifade etmek istiyordum. Birileri okur, çevirir, artık onlar kendileri bilir dedim ve ağırlığı biraz daha Türkçeye vermeye başladım.

Bu süre içinde 41 yazı yayınladım, 17 tanesi Türkçe, 24 tanesi İngilizce. Bu yazıda sıkıcı sayılardan bahsetmeyeceğim. Biraz daha işin felsefesini ve bendeki karşılığını anlatmak istiyorum. Çünkü AI çağında içerik üretmek ve devamlı kılmak zor olabiliyor. AI ile ben de yazıyorum, bu sitedeki hiçbir yazı AI generated değil dersem yalan olur. Ancak tamamen AI'a bırakmamaya çalışıyorum, bilmediğim konuda konuşmamaya çalışıyorum. Bilmiyorsam da biraz öğrenip AI asistanla birlikte bir şeyler yazmaya çalışıyorum.

İlk zamanlar

İlk aylarda düzensiz yazdım. Şubat 2026'ya kadar devam etti bu durum. Başlarda tek tek yazıyordum çünkü ilham gelsin ya da ne bileyim birileri için değerli olsun diyordum.

Şubat'tan sonra

Ocak'ta baba oldum ve başka bir hayat akışına girdim. Ama bu girişle birlikte daha düzenli yazmaya Şubat ayında başladım. Bebek sahibi olmak sanırım üretim yönümü tetikledi ve yazımlara başladım. Başlardaki gibi düşünmüyorum artık. Hatta sitede bile yazıyor, her Perşembe sabah 7'de email kutunuza bir blog yazısı düşecek. Öyle ya da böyle. Kalite kaygılarım yok. İçimi daha fazla açıp, daha fazla tüketip daha fazla üretmeye çalışacağım. Böyle hayatta kalabiliyorum, bunu fark ettim.

Neden yazıyorum

Bu soru biraz zor benim için. Ben kendim için yazıyorum. 4. deftere geçtim, günlüğüm var. Ara ara kızıma mektuplar yazıyorum. Yani yazmayı seviyorum. O günlükler ve bu blog okunmayacak, bunu biliyorum. Birileri için belki fayda sağlıyor, sağlamıyor, onu da bilmiyorum. Kaç takipçim var ya da olsun mu, pek bir fikrim yok. Tabii ki motivasyon oluyor, birileri paylaşımda yorum yapınca veya takibe geçince. Ama temelde yatan aslında biraz içimi açmak, üretmek. Ortaya bir şeyler koymak ve bunu da düzenli yapmak hoşuma gidiyor. Hayatımı da düzene sokuyor. Çünkü buna ihtiyacım var.

Bırakmak

Geçenlerde Unattributed adlı bir blogcunun "Why People Quit Blogging" yazısını okudum. İnsanların çoğunun blogu 12 ile 18. ay arasında bıraktığı söylüyor. Ben tam o aralığa geldim. Bakalım neler olacak. Hiç öyle bir niyetim yok ama haklı çünkü yaklaşık 1 ay önce falan biraz bunalma geldi bana. "Ne yapıyorum ya?" soruları içine düştüm ve yazacak bir konu bulmakta zorlandım. Canım pek üretmek istemedi.

Yazarın iddiası biraz yazılarını pazarlama için yapanlar için sanırım. Yazıdan para kazanan veya bir şekilde network yapmaya çalışanlar için gibi duruyor. Kişisel blog yazanlar için ise durum biraz daha farklı. Pek hedefler olmaz gibi diyor.

Ben bir noktada farklılaşıyorum. Benim hedeflerim belki yok ama bir ritimim olsun istiyorum. Genel olarak hayatta da böyleyim. Bir düzen ve disiplin içinde işlerimi yapmaktan zevk alıyorum. Kafama estiğinde değil, bir amacım olmasa bile üretebileyim, buna ara vermeyeyim. Çünkü bir ara verince direkt ikinci ara da gelecek ve sonra arkasını alamayacağım.

Gelecek

Tam olarak bilemiyorum. Çok farklı telden yazılarım var ve farklı insanların takip ettiğini görebiliyorum. Biraz yazılım yazısı yazmak istiyorum ama AI çağında bu tip yazılar da belki önemini ve değerini kaybediyor gibi. Bunu biraz zaman gösterecek. Belki daha fazla deneyim yazısı yazarım. "Nasıl yapılır" değil de "yaptım ya da yapmadım, neden oldu" gibi. Biraz daha fazla gezi, kitap, film, dizi gibi yazılar da yazmak istiyorum. Tamam tüketiyorum bir şeyler ama ben de "neler bıraktı" bunu paylaşmak iyi geliyor. Zaman gösterecek.

NOT: Benim bir de podcastim var, Enderinko. Henüz fark etmedinse dinlemeni ve takip etmeni tavsiye ederim. Bu platforma beni adapte eden Murat Çorlu'yu konuk aldığım bölümü de buradan dinleyebilirsin.