Tavşan Boku Olmak Üzerine
Bizim buralarda bir laf vardır.
Tavşan boku gibi ne kokar ne bulaşır.
Bu laf genelde, kimseye yararı veya zararı dokunmayan, pasif, silik ve sorumluluk almayan kimseler için kullanılır.
Ben bu lafı sevmiyorum. Kullanmayı da bana kullanılmasını ya da bir başkası için kullandığını duymayı da. Bana çok incitici ve aşalığıcı geliyor. İçinde bok kelimesi geçtiği için falan değil, tamamen kişisel davranışlara saldırı olduğu düşünüyorum.
Aman be Ender ne de incesin sen ne olacak ki?
Çok şey olacak efendim. İnce falan da değilim. Var olanı, yıllardır bu lafı duyup, büyüyen biri olarak artık kabak tadı verdiğini ve bir anlamı olmayan tamamen karşı tarafı küçük düşürmek üzerine söylediği için sevmiyorum ve kullanılmasını kabul etmiyorum.
Belki de tavşan boku olmak isteyenlerimiz vardır. Belki de başka hayvanların bokları olmak isteyenlerimiz vardır. Tebrikler! Ancak ne boku olacağımızın kararını kim verir? Bunun kararını ancak kişi kendisi verebilir, her şeye verebildiği gibi.
Bazı insanlar vardır, bunlar pek bir şeye karışmak istemezler. Kendi hayatlarında, kendi alemlerinde yaşayıp giderler. Bu tamamen doğaldır. İnsanların seçimleri bu yöndedir ve bizi ilgilendirmez. Onları bir şeyler yapmak ve faydalı olmak için illa zorlamak istiyorsak, bunu başka yollarla yapabiliriz. Mesela, bizim için faydalı olabileceğini düşüneceğimiz eylemlere dahil edebiliriz. Bazı insanlar sadece durur. Doğru zamanı bekler ve öylece durur. Siz onlardan bir şeyler yapmasını beklerseniz, tavşan bokundan öteye lafınız olmaz. Çünkü bunu demek kolaydır, insanları ikna etmek daha zordur.
Bu ifade silik insanlar için de kullanılır. Peki ne demek silik? Neye göre silik? Bir şirkette çıkıklık yapmıyorsunuz, var olanı kabul ediyorsunuz diye o şekilde çalışmak siliklik midir? Ya da etrafınızdaki olaylara tepkisiz kalmak. Bunun kararını nasıl verebiliyorsunuz? Bizlerin yöntemlerini kullanmıyorlar belki. Neler yaptıklarını ve düşündüklerini bilmiyoruz ki. Hadi biliyoruz diyelim belki onlar silik olmayı seçiyorlar ve bundan mutlular.
Bu laf zaten genel olarak çok küçük olaylarda fikirlerini beyan etmeyen, kendi halinde devam eden, ortaya bir karakter koyamayan ve böylelikle bir karakteri olmadığını düşündüğümüz insanlar için kullanılır. Bakın yazarken ben utandım. Karakteri olmayan. Bunu diyebilmek için o kişiyle birbir yaşamış olmak, her eyleminin arkasındaki kararı bilmek ve en önemlisi de size zarar vermiş olması gerekir. Ama bunların hiç birinin yaşadığını düşünmüyorum bu süper deyimi kullanan insanların.
Peki ne yapacaz?
Tavşan boku olacağız tabiki de. Kendi yolumuza devam edeceğiz. Ben öyle yapıyorum. Sadece derdimi dile getiriyorum. Yüzüme karşı da dendi, başkasına da dendiğini de duydum. Bu kültür de bu var. Biz hep başkası için yaşıyoruz. Başkasının hayatını yaşıyoruz. Başkalarının hayatlarına ve karakterlerine hatta ve hatta fiziksel görüntülerine yorum yapma, eleştirme, biraz daha ileri gidersek hakaret etme hakkımız hep var. Çünkü biz buyuz.
Comments ()