Yardım İstemek ve Kendine Güven
Yardım istemenin zayıflık olarak görüldüğü, her işe kendin koşman gerek, her şeyi bilmen gerek, kimseye güvenmeme kültüründe büyüdüm. İş hayatına atılınca, usta-çırak ilişkisinin yoğun ve önemli olduğu bir mesleği yapmaya başlayınca yardım istemenin ne kadar önemli olduğunu farkettim. Ancak yardım isteme kültürüne sahip olmadığım için ya da belki olmadığımız için bunu nasıl yapacağımı bilemedim ve bunu yapmakta zorlanan, yaparken çok fazla hata yapan insanlarla çalıştım. Buradaki asıl neden aslında insanların zamanlarını yok yere alacağımı düşünmekti. Soru sorarken ve cevap ararken soruyu soran kişi zaman harcadığını sanıyor ama aslında soruyu dinleyen ve cevabı verecek kişi de bir o kadar zaman harcıyor, hatta belki daha fazla.
Meslek hayatımda ilk sorumu nasıl sordum bilemiyorum ama bildiğim ve hatırladığım şey, tanımadığım birine soru sormanın ciddi anlamda zor olduğu. Aranızda ilişki olan birine istediğiniz tonda, istediğiniz zaman, istediğiniz soruyu sorabilirsiniz ancak ya tanımadıklarınıza?
Özellikle remote çalışmaya geçtikten sonra dünyam daha global oldu. Allah'a şükür bu tanımadığım insanlara soru sorma konusunu daha önceden halletmiştim. Pek zorlanmadım. Sadece farklı bir dil ve kültürde soru sormak beni zorladı. Onu da zamanla öğrenip, üstesinden geldim diyebilirim.
Peki tanımadıklarımıza soru sormak neden bu kadar zor? Bunun farklı nedenleri var. Bence en önemlisi: reddedilme ve utanç korkusu. Muhtemelen soruyu soracağınız kişi sizden daha bilgili ve soru sormadan önce ya ben yetersizim, kimim ki bu insanın zamanını alıyorum bu basit şey için diye düşünüp vazgeçiyoruz. Aslında o kişiyi tanımadığımız için onu ve durumunu bilmiyoruz, o da bizi bilmiyor. Bu belirsizlikte bir dengesizlik yatıyor ve anlamsız düşüncelere bizi itiyor.
Nasıl sorulur?
Öncelikle kendimizi soruyu cevaplayacak kişi olarak düşünmeliyiz. Bu soru bana bu şekilde sorulsa ne düşünürdüm? Yani empati. Tabii bu o kadar kolay değil. Zamanla gelişecek bir kas ancak bir yerden başlamak gerek. Diğeri ise sen kimsin ve bu soruyu neden soruyorsun? Özellikle çevrimiçi ortamlarda bu daha anlamlı oluyor. Sizin bilinmediğiniz ortamlarda önce kendinizi tanıtmanız, soruyu okuyan kişi için bir referans noktası oluyor. Sonra gelişme kısmı geliyor. Yani sen bu soruyu sormadan önce neler yaptın? Neleri araştırdın ve neler buldun. Bu aslında iş yerinde de yapacağınız bir yöntem ama sizin tanınmadığınız ortamlarda daha fazla işe yarıyor. Çünkü ben, soruyu cevaplayacak kişi, sizin ne üzerinde ne kadar zamandır çalıştığınızı bilemem. O yüzden probleminizi çözmek için hangi yolları denediniz ve neler oldu, biraz anlatmanız gerekiyor. Son olarak ise çok açık bir şekilde neye ihtiyacınız var, bunu belirtmek okuyucuya zaman kazandıracaktır. Ayrıca sizin ne istediğinizi bilen biri olarak tanınmanıza neden olacaktır.
Cevap
Günler geçti cevap gelmedi. Şimdi ne olacak? 😱 Eyvah! Telaşa gerek yok. Bu çok normal bir durum. Asenkron bir ortamda bunlara alışık olmak gerek. Elbette bir soruya bir ay cevap gelmediyse bu gariptir ama 2-3 gün çok normaldir. Cevabı beklemek sabır işi ve bir alışkanlıktır. Kendinizi o cevaba bağlamadan, soruyu sorduktan sonra araştırmalara devam etmek ya da başka bir işle uğraşmak daha faydalı olacaktır. Soruyu bir engel olarak koyar, cevabı beklersek işler ilerlemez, cevap gelmedikçe sinir stres yapar bünyeye ve bunalımlar başlar. Aman dikkat 😄
Sonuç
İşin teknik tarafı basit aslında. Formüle edersek:
Kendini tanıt -> Derdini açıkla -> Çalışmalarını anlat -> Sorunu sor -> Aktif bekle
Ancak olayın görünmeyen yüzü var. Neden zor kısmında biraz anlattım. Yetersiz hissetme. Bunun kırılımları olabilir. Kaygı, belirsizlik, reddedilme vs. Hepsinin bir tek çözümü yok tabii ki. Ama benim bildiğim kendine güvenmek. Ben kendime güvenirim ve sorumu sorarım. Tabii ki bu bir günde olmadı. Nice sorularıma cevap verilmedi, nice sorularıma abuk subuk cevaplar verildi. Şahsi olarak algılamadan, daha iyisini sormak için uğraştım ve bugün çoğu sorum, anında cevap alıyor ya da başka bir soru alıyor. Ben ne yaptığımı ve ne istediğimi biliyorum. Öncelikle bu tarafımı geliştirdim. Bu da çok fazla yaparak ve çok fazla sorarak oldu. Yapay zeka çağında bu kasımız elimizden alınıyor. Kendimize olan güvenimiz ve yapabileceklerimizin sınırını o belirliyor ya da yok ediyor. Ancak bunlar bizim elimizde. Yapay zekaya soru sormakta bir sorun yok ama o soruyu insana sormak, beklemek, o cevap için bir emek vermek belki zaman alıyor ama 10 kat daha güçlendiriyor sizi.
Günden güne güçlenen yapay zeka bizden bir şeyler almamalı aksine bize vermeli. Onu akıllı kullanıp, zaten doğamızda olan güçlerimizi kaybetmeden devam etmeliyiz. Nice güzel sorular sormanız dileği ile.
Comments ()