Nerede kalmıştık?
Çok uzun zamandır blog yazıyorum ama hiçbir platformu benimseyemedim. Belki burayı da benimseyemeceğim ama şimdilik iyi gidiyor diyebilirim. 2026 Şubat ayından beri her hafta Perşembe bir yazı çıkmaya çalışıyorum. Bu efor ve biraz da kafa isteyen bir iş aslında. Yazıları yazmanın yanında neyi yazsam diye düşündüğüm vakitler de oluyor. Bir backlog'um var ancak bazen o kadar saçma şeylerle doluyor ki insan ne gerek var diyebiliyor. Neyi yazmaya karar verdikten sonra nasılı başlıyor. Ama başlayınca da geri geliyor, aynı bu yazı da olduğu gibi.
Bilmiyorum sen sıkı bir takipçimisin. Bir anda ortalıktan kayboldum, fark ettin mi? Blog'da duyurmadım, 2 haftalık bir tatile çıktım ve bu yazıyı tatilin bitişinin ilk günü yazıyorum. Aslında daha eve dönmedim ama çalışmaya başladım. Çalışmıyorken de blog'a yazmaya devam edebilirdim ama istemedim. Bir ara vermek istedim.
Biraz tatilden bahsedeyim belki bana da bir tatil retrosu olmuş olur. Aslında uzun tatillere pek çıkmam. Eşimin isteği ile böyle bir tatile çıktık. 7 aylık bebeğimizi de alıp, Kaş'a geldik. Neden Kaş? Hem bizim için romantik bir anlamı var hem bildiğimiz ve sevdiğimiz bir yer. Ancak bebek ile biraz zor oluyor. Denizi çok güzel olsa da denize yürüyerek girilecek pek plajı yok. Piraye'yi tabiki denize soktuk ancak alternatif az. Sadece bizi bu durum zorladı diyebilirim. Diğer taraftan Kaş'ın kalabalık olması, araba park sorunu olması, yokuşlu olması konularına girmiyorum zaten bunlar bilindik şeylerdi.
Ara vermek iyi geldi. Bazen rutinlerden uzaklaşmak ve bunu başka bir yerde yapmak iyi geliyor. Tatil kavramı sizde nasıl bilmiyorum ama ben de bir kavram olarak yok. Öyle yatayım diyemiyorum, paso gezim, denize girim de diyemiyorum. Açıkcası pek bilemiyorum. Sadece ara vermek, normalden çıkmak iyi geliyor onu biliyorum. Tabi biz pek normalden çıkmadık aslında. Ünye'de yaşadığımız hayatı Kaş'a taşıdık ancak burada başka şeyler ile karşılaştık ki o da bize değişiklik oldu.
Aynı hayat yeni şehir yeni düzen yeni rutinler getirdi. Bebekle tatil yapınca zaten bir rutin gerekiyor. Şükür eşim de ben de rutinleri seviyoruz. Kendimizce belli rutinler geliştirip, tatili daha tatil haline getirdik ve keyif aldık diyebilirim. Bebekle pek esnek olmak mümkün değil ancak gene de bu anne babanın elinde. Siz ona ne kadar gösterirseniz onu alıyor zaten. Biz biraz buna dikkat etmeye çalıştık. 3'müzün birlikte ilk tatili olduğu için çok fazla hata yaptık ama dersler çıkardık gelecek tatillerimiz için.
Ara vermek iyi geliyor demiştim. 15 gün boyunca bilgisayar açmadım. İlk hafta sosyal medyada pek olmadım. Bunlar bana iyi geldi. İşimi ve üretmeyi özledim. Bazen plajda otururken, gelecek için neler yapabilirim diye düşündüm. Üretmeyi seven ve bunun da artık daha kolay olmaya başladığı bir dünyada farklı neler olabilir diye düşündüm biraz. Programlama yapmadım henüz ama ileride belki bir şeyler çıkar.
Tatil boyunca yazmak okumak ve denize girmek iyi geldi. Güneşlenmek de güzel ancak hava cidden çok sıcak. Nemin pek fazla olmaması güzel fakat klima da baya iyi bir icat. Bunu bu coğrafyada insan daha iyi anlayabiliyor.
Dinlendin mi abi derseniz, hayır diyebilirim. Çünkü ben dinlenmek ne pek bilmiyorum. Bana durmak ya da değişiklik iyi geliyor. Rutinlerini seven biriyim ama rutin değişikliğini de seviyorum. Çok uzun süreli rutinler de yorucu oluyor ve değişim istiyor. O yüzden bu tatil iyi geldi diyebilirim.
Peki nerede kalmıştık? Hadi kaldığımız yerden devam edelim. Beni takipte kaldığınız için teşekkür ederim.
Comments ()